Boğaziçi Üniversitesi'nde öğrencilerle buluşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerini dışarı süpürdüler, akademisyenleri süpürdüler. Öğrencilerin bazı eleştirileri oldu. Ben 'YÖK'ü yok edeceğiz' dedim. Alkış da yaptılar, eleştiri de yaptılar ama medeni bir şekilde görüştük" dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Boğaziçi Üniversitesi'ne ziyaret gerçekleştirerek öğrencilerle buluştu. Ziyaret esnasında öğrencilerin düzenlediği foruma katılan Özel, öğrencilerle sohbet etti. Özel, ziyaretin ardından yaptığı açıklamada Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçtiğimiz günlerde Boğaziçi Üniversitesi'ne yaptığı ziyarete değindi. Özel, "Erdoğan buraya geldi, bir gün öncesinden trafiğe kapattılar, mahalleyi boşalttılar, öğrencileri kampüse almadılar, öğretim görevlilerini kampüse almadılar ve kampüse dışarıdan getirdikleri gençlik kollarını sokarak Erdoğan'a burada karanfil attırdılar ve bir Boğaziçi mizanseni yapmaya çalıştılar. Bugün öğrenciler bu mizansene inanılmaz bir cevap verdi. Üniversite öğrencisiymiş gibi gösterilen AK Gençlik ‘hadi mavi Boğaziçi kartınızı gösterin de görelim' denmişti, bir tane kart görememişti. Bugün bizi burada nezaketle karşılayan, ağırlayan, sorular soran, sohbet eden arkadaşlarımız hatıra fotoğrafında yüzlerce öğrenci kartını kaldırıp poz verdiler. Dünün ve bugünün özeti budur. Bir üniversiteye oraya saygı duyarak gelirseniz, üniversite de size saygı duyar. Neden korkuyor Erdoğan? Protesto edilecekmiş. Protesto edilecek şeyler yapmayaydın" ifadelerini kullandı.
Ziyaret esnasında öğrencilerin düzenlediği foruma katılarak sorulara cevap verdiğini belirten Özel, "Ama ne oldu? Ülkenin Cumhurbaşkanı, ülkenin en önemli eğitim kurumlarından bir tanesine böyle kapıdan girip de gelemedi. Bütün üniversiteyi boşalttı, süpürdüler. Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerini dışarı süpürdüler, akademisyenleri süpürdüler. AK Gençlik işgal yapıp orada güya açılış yaptılar, fotoğraf çektirdiler. Biz bu zorlama ve işgal siyasetine karşı her zamanki organik olması gerektiği gibi siyasetimizde kendimiz geldik, kendimiz girdik, merhaba dedik. Sağ olsun üniversite öğretim görevlileri her gün yaptıkları 12.00-15.30 arası eyleme destek verdik. Sağ olsun üniversite öğrencileri davet ettiler. Onların deyimiyle bir forum alalım dediler. Gösterdikleri yere oturduk. Soru sordular, cevap verdik. ‘İleride ne yapacaksınız?' dediler. Bazı eleştirileri oldu. Mesela 'YÖK'ün adını değiştireceksiniz' dediler. 'Yok' dedim. Ben 'YÖK'ü yok edeceğiz' dedim. Alkış da yaptılar, eleştiri de yaptılar ama medeni bir şekilde görüştük. Bu bütün öğrenciler CHP'li değil. İçlerinde CHP üyesi belki Türkiye'de ortalama gibidir, yüzde 10'dur belki. Hepsi politik de değil. Farklı partilere oy verenler de var, ama medeniyet diye bir şey var. Öyle itmeden, kakmadan, kahretmeden, çıldırtmadan, düşmanlaştırmadan yapabilirsiniz bazı ziyaretleri ama bu medeniyetten yoksun birisi ülkeyi yönetiyor maalesef. Onun dışında biz Cumhuriyet Halk Partisi'nin nasıl rektör seçeceğini anlattık. Öğretim görevlilerinin, öğrencilerin, okulla bağını koparmamış mezunlarının belli katsayılarla oy kullanacakları seçimle belirleneceğini anlattık. Tabii çok sorunlar var, uzun uzun konuşmak lazım. Genç araştırma görevlilerinin sorunları var. Türkiye'de yeni mezunların dörtte üçünün fırsatını bulursa yurt dışına gitme gibi Türkiye açısından en önemli beka sorunu var. Ve buradaki şikayetlerin en önemlisi özgürlüklerin kısıtlanması, kayyum siyaseti, kayyum atama modeli, üniversitenin kimliğine yapılan dışarıdan müdahale. Sadece Boğaziçi'nin değil, İstanbul'daki bütün üniversitelerin, Türkiye'deki bütün üniversitelerin sorunları var. Buradan geçen hafta uğradığı saldırı, işgal, yaşadığı travma, üzüntü karşısında yaptığımız bu ziyaret vesilesiyle Türkiye'deki tüm üniversite öğrencilerini ve tüm öğretim görevlilerini, akademisyenleri saygıyla selamlıyoruz. Hangi görüşte olurlarsa olsunlar onların düşünce özgürlüğünü, söz söyleme özgürlüğünü ve kendi kendilerini yönetme ve bilimin gerektirdiği şekilde eğitim verme ve eğitim alma haklarını savunuyoruz" dedi.
Kaynak: İHA
Yorumlar