Advert
Advert

Özdemir: “Adaletin Olmadığı Bir Yerde İse Hukuk Devletinden Söz Edilemez”                                                                                     

Mersin Barosu Başkanı Av. Gazi Özdemir, avukatlara karşı yapılan uygulamaların savunma makamını susturmaya yönelik olduğunu vurgulayarak, “Savunmanın özgür olmadığı bir yerde adil yargıdan, adaletin olmadığı bir yerde ise hukuk devletinden söz edilemez” dedi.

Yayınlanma Tarihi :
Özdemir: “Adaletin Olmadığı Bir Yerde İse Hukuk Devletinden Söz Edilemez”                                                                                     
Advert

Mersin Barosu Başkan Avukat Gazi Özdemir, 24 Ocak Tehlikedeki Avukatlar Günü dolayısı ile bir yazılı açıklamada bulundu. 
ÖZDEMİR, GÜNÜN ANLAM VE ÖNEMİNİ ANLATTI
Mersin Barosu Başkanı Av. Gazi Özdemir açıklamasında, avukatların sistematik baskılara maruz kaldığını ve yaşam haklarının tehdit altında olduğuna vurgu yaptı. Özdemir, 24 Ocak 1977 tarihinde dört avukat ve iş arkadaşlarının Madrid’de bulunan Calla Atocha 55 adresinde öldürüldüğünü hatırlatarak, “Bugün için 24 Ocak tarihinin seçilmesi bu katliamdan ileri gelmektedir. Dünyanın pek çok ülkesinde mesleklerini icra ederken baskı, tehdit, saldırı ve hatta ölümle karşı karşıya kalan avukatlara dikkat çekmek amacıyla 2010 yılından bu yana 24 Ocak Uluslararası Tehlikedeki Avukatlar Günü olarak anılmaktadır. Mersin Barosu olarak 24 Ocak tarihini, dünyanın her neresinde olursa olsun, insan hakları, avukatlık mesleğinin itibarı ve gereği için mücadelesini sürdüren avukatlara ve barolara adıyoruz” diye konuştu.
“AVUKATLAR TEHLİKEDEYSE HERKES TEHLİKEDE”
“Avukatlar tehlikedeyse herkes tehlikede” diyen Özdemir, avukatların savunma hakkının teminatı, adil yargılanmanın vazgeçilmez unsuru ve hukuk devletinin güvencesi olduğunun altını çizdi. Günümüzde avukatların hiç olmadığı kadar büyük tehlike altında olduğunu vurgulayan Başkan Özdemir, “Çünkü yalnızca görevlerini yerine getirdikleri için avukatların hedef gösterildiğine, itibarsızlaştırıldığına, fiziksel ve psikolojik şiddete maruz bırakıldığına, yaşam haklarının tehdit altına girdiğine, öldürüldüğüne, yargı baskısı ve güvencesizlikle karşı karşıya kaldığına, özgürlüklerinden yoksun bırakıldığına tanıklık ediyoruz” ifadelerini kullandı.
“AVUKATLAR ÖLDÜRÜLÜYOR”
Avukatların savunmalarından kesitlerin suç olarak nitelendirildiğini ve cezaevlerinde adliyelerde, karakollarda avukatlara potansiyel suçlu gibi davranıldığını söyleyen Özdemir, sözlerine şöyle devam etti:
“Avukatlar öldürülüyor. 1995 yılında Gümüşhane Baro Başkanı Av. Ali Günday, 2015 yılında Diyarbakır Barosu Başkanı Av. Tahir Elçi, 2021 yılında Av. Ersin Arslan, 2023 yılında Servet Bakırtaş ve Av. Erdal Çam, 2026 yılında Av. Zekeriya Polat ve daha nice meslektaşımız sadece görevini yapması nedeniyle katledilmiştir.”
ÖZDEMİR, TUTUKLU AVUKATLAR HAKKINDA KONUŞTU
Özdemir, avukatların tutukluluğunu hukuksuz olarak niteleyerek, “Meslektaşımız Av. Mehmet Pehlivan’ın, tamamen mesleki faaliyetleri nedeniyle soruşturmaya konu edilip tutuklanması; bağımsız savunmayı etkisiz kılma çabasının ötesinde, savunma hakkının ve adil yargılanma hakkının açık ihlalidir. Aynı şekilde; Av. Can Atalay, Av. Selçuk Kozağaçlı, Av. Süleyman Yıldırım, Av. Ayşe Çelik ve Av. Barkın Timtik’in yıllardır süren tutukluluk halleri, hukuki gerekçelerle açıklanamayacak şekilde siyasi sebeplerle devam etmektedir” diye konuştu. Bu uygulamaların vatandaşların adalete, hukuka ve demokratik kurumlara duyduğu güveni ciddi biçimde zedelediğini bildiren Özdemir, bu uygulamaların hukuk devleti ilkesini temelden sarstığını ve anayasal sınırların belirsizleşmesine ve keyfi uygulamaların olağanlaşmasına yol açtığını belirtti.
“BU HUKUKSUZ KARARDAN DERHAL GERİ DÖNÜLMELİDİR”
İstanbul Barosu Başkanı ve yönetim kurulu üyelerinin yapmış olduğu basın açıklaması nedeniyle görevlerine son verildiğini de sözlerine ekleyen Özdemir, “Bir basın açıklaması gerekçe gösterilerek "amaçları dışında faaliyet gösterdikleri" iddiası ile görevlerinden uzaklaştırılmaları ve görevlerine son verilmesi talebiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca dava açılmış olması, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 76. ve 95. maddelerine aykırıdır. Demokratik hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmayan bu hukuksuz karardan derhal geri dönülmelidir” dedi.
“ADALETİN OLMADIĞI BİR YERDE İSE HUKUK DEVLETİNDEN SÖZ EDİLEMEZ”
Özdemir, avukatlara karşı yapılan bu uygulamaların savunma makamını susturmaya yönelik olduğunu vurgulayarak, “Savunmanın özgür olmadığı bir yerde adil yargıdan, adaletin olmadığı bir yerde ise hukuk devletinden söz edilemez” ifadelerine yer verdi.
Avukatlar kimsenin korkması gereken bir meslek olmadığını, aksine insan haklarının, vatandaşın haklarının teminatı olduğu üzerinde duran Özdemir, sözlerini şöyle tamamladı: “Savunma güçlendikçe vatandaşın güçlü olacağının unutulmaması gerekmektedir. Herkes bilmelidir ki, Sokrates’ten beri yüzlerce yıldır savunma baskılara, tehditlere ve esarete boyun eğmemiştir. Tehlikede değil esir de olsa, dün de eğmedi bugün de eğmedi bundan sonra da boyun eğmeyecektir.  24 Ocak Tehlikedeki Avukatlar Günü münasebetiyle, adalet sisteminin üç sac ayağından biri ve en önemli unsuru olan savunmanın temsilcisi avukatlara yönelik her türlü şiddetin, tehdidin, ölümlerin ve baskıların olmadığı, avukatların özgürce mesleklerini icra edebildikleri, adil, huzurlu ve güvenli yarınlar temenni ediyoruz. Bizler, Türkiye’de zor koşullar altında mesleki faaliyetlerini sürdürmeye çalışan bağımsız yargının güvencesi olan avukatlar olarak, dünyanın her yerinde avukatlara yapılan saldırıların karşısında olduğumuzu saygılarımızla kamuoyuna bildiririz.Mersin Barosu Başkan Avukat Gazi Özdemir, 24 Ocak Tehlikedeki Avukatlar Günü dolayısı ile bir yazılı açıklamada bulundu. 
ÖZDEMİR, GÜNÜN ANLAM VE ÖNEMİNİ ANLATTI
Mersin Barosu Başkanı Av. Gazi Özdemir açıklamasında, avukatların sistematik baskılara maruz kaldığını ve yaşam haklarının tehdit altında olduğuna vurgu yaptı. Özdemir, 24 Ocak 1977 tarihinde dört avukat ve iş arkadaşlarının Madrid’de bulunan Calla Atocha 55 adresinde öldürüldüğünü hatırlatarak, “Bugün için 24 Ocak tarihinin seçilmesi bu katliamdan ileri gelmektedir. Dünyanın pek çok ülkesinde mesleklerini icra ederken baskı, tehdit, saldırı ve hatta ölümle karşı karşıya kalan avukatlara dikkat çekmek amacıyla 2010 yılından bu yana 24 Ocak Uluslararası Tehlikedeki Avukatlar Günü olarak anılmaktadır. Mersin Barosu olarak 24 Ocak tarihini, dünyanın her neresinde olursa olsun, insan hakları, avukatlık mesleğinin itibarı ve gereği için mücadelesini sürdüren avukatlara ve barolara adıyoruz” diye konuştu.
“AVUKATLAR TEHLİKEDEYSE HERKES TEHLİKEDE”
“Avukatlar tehlikedeyse herkes tehlikede” diyen Özdemir, avukatların savunma hakkının teminatı, adil yargılanmanın vazgeçilmez unsuru ve hukuk devletinin güvencesi olduğunun altını çizdi. Günümüzde avukatların hiç olmadığı kadar büyük tehlike altında olduğunu vurgulayan Başkan Özdemir, “Çünkü yalnızca görevlerini yerine getirdikleri için avukatların hedef gösterildiğine, itibarsızlaştırıldığına, fiziksel ve psikolojik şiddete maruz bırakıldığına, yaşam haklarının tehdit altına girdiğine, öldürüldüğüne, yargı baskısı ve güvencesizlikle karşı karşıya kaldığına, özgürlüklerinden yoksun bırakıldığına tanıklık ediyoruz” ifadelerini kullandı.
“AVUKATLAR ÖLDÜRÜLÜYOR”
Avukatların savunmalarından kesitlerin suç olarak nitelendirildiğini ve cezaevlerinde adliyelerde, karakollarda avukatlara potansiyel suçlu gibi davranıldığını söyleyen Özdemir, sözlerine şöyle devam etti:
“Avukatlar öldürülüyor. 1995 yılında Gümüşhane Baro Başkanı Av. Ali Günday, 2015 yılında Diyarbakır Barosu Başkanı Av. Tahir Elçi, 2021 yılında Av. Ersin Arslan, 2023 yılında Servet Bakırtaş ve Av. Erdal Çam, 2026 yılında Av. Zekeriya Polat ve daha nice meslektaşımız sadece görevini yapması nedeniyle katledilmiştir.”
ÖZDEMİR, TUTUKLU AVUKATLAR HAKKINDA KONUŞTU
Özdemir, avukatların tutukluluğunu hukuksuz olarak niteleyerek, “Meslektaşımız Av. Mehmet Pehlivan’ın, tamamen mesleki faaliyetleri nedeniyle soruşturmaya konu edilip tutuklanması; bağımsız savunmayı etkisiz kılma çabasının ötesinde, savunma hakkının ve adil yargılanma hakkının açık ihlalidir. Aynı şekilde; Av. Can Atalay, Av. Selçuk Kozağaçlı, Av. Süleyman Yıldırım, Av. Ayşe Çelik ve Av. Barkın Timtik’in yıllardır süren tutukluluk halleri, hukuki gerekçelerle açıklanamayacak şekilde siyasi sebeplerle devam etmektedir” diye konuştu. Bu uygulamaların vatandaşların adalete, hukuka ve demokratik kurumlara duyduğu güveni ciddi biçimde zedelediğini bildiren Özdemir, bu uygulamaların hukuk devleti ilkesini temelden sarstığını ve anayasal sınırların belirsizleşmesine ve keyfi uygulamaların olağanlaşmasına yol açtığını belirtti.
“BU HUKUKSUZ KARARDAN DERHAL GERİ DÖNÜLMELİDİR”
İstanbul Barosu Başkanı ve yönetim kurulu üyelerinin yapmış olduğu basın açıklaması nedeniyle görevlerine son verildiğini de sözlerine ekleyen Özdemir, “Bir basın açıklaması gerekçe gösterilerek "amaçları dışında faaliyet gösterdikleri" iddiası ile görevlerinden uzaklaştırılmaları ve görevlerine son verilmesi talebiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca dava açılmış olması, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 76. ve 95. maddelerine aykırıdır. Demokratik hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmayan bu hukuksuz karardan derhal geri dönülmelidir” dedi.
“ADALETİN OLMADIĞI BİR YERDE İSE HUKUK DEVLETİNDEN SÖZ EDİLEMEZ”
Özdemir, avukatlara karşı yapılan bu uygulamaların savunma makamını susturmaya yönelik olduğunu vurgulayarak, “Savunmanın özgür olmadığı bir yerde adil yargıdan, adaletin olmadığı bir yerde ise hukuk devletinden söz edilemez” ifadelerine yer verdi.
Avukatlar kimsenin korkması gereken bir meslek olmadığını, aksine insan haklarının, vatandaşın haklarının teminatı olduğu üzerinde duran Özdemir, sözlerini şöyle tamamladı: “Savunma güçlendikçe vatandaşın güçlü olacağının unutulmaması gerekmektedir. Herkes bilmelidir ki, Sokrates’ten beri yüzlerce yıldır savunma baskılara, tehditlere ve esarete boyun eğmemiştir. Tehlikede değil esir de olsa, dün de eğmedi bugün de eğmedi bundan sonra da boyun eğmeyecektir.  24 Ocak Tehlikedeki Avukatlar Günü münasebetiyle, adalet sisteminin üç sac ayağından biri ve en önemli unsuru olan savunmanın temsilcisi avukatlara yönelik her türlü şiddetin, tehdidin, ölümlerin ve baskıların olmadığı, avukatların özgürce mesleklerini icra edebildikleri, adil, huzurlu ve güvenli yarınlar temenni ediyoruz. Bizler, Türkiye’de zor koşullar altında mesleki faaliyetlerini sürdürmeye çalışan bağımsız yargının güvencesi olan avukatlar olarak, dünyanın her yerinde avukatlara yapılan saldırıların karşısında olduğumuzu saygılarımızla kamuoyuna bildiririz.

begendim
0
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim
Advert

Yorum Gönder

Yorumlar