İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yürütülen ve Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 402 sanıklı "yolsuzluk" davasının ikinci celsesi ilk duruşma gibi gerginlikle başladı.
106'sı tutuklu 402 sanıklı davada hakkında 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası istenen İmamoğlu konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
"Cumhuriyet tarihinin en önemli siyasi davalarından birisi. Elbette bir usule karar vereceksiniz ve kararı uygulayacaksınız. Bir listeden bahsettiniz. Dün bir bölümü yayınlandı, sonra o kargaşada ekrandan kaldırıldı ve ardından avukatlar bunu bir şekilde temin etti. Bu sizin kararınız ama kararınızı vermeden önce de dinlemeniz gerektiğini düşünüyorum. Bunu yapmadınız, takdiriniz ama burada 'Sizi dinlemiyorum' ya da 'Size söz hakkı vermiyorum' demenizin yüce Türk yargısına uygun olmadığını düşünüyorum. Türk yargısı 'Adalet mülkün temelidir' ise, devletin temeliyse, sizin oradaki bakışınızla buradaki hiç kimse suçlu değil. Buradaki her arkadaşım adına bağımsız, ortada duran, adil davranan ve nihayetinde bir karar vermekle yükümlü olan bir görevi yapıyorsunuz. Kutsal bir görev. 16 milyon İstanbullunun belediye başkanı burada, şu an karşınızda, huzurunuzda. Bana 'Sizin önerinizi dinlemiyorum' demek baştan bu mahkemeye güven sorunu yaratır. Sonuçta sizin orada vereceğiniz karara kim karışabilir. Karar vereceksiniz, diyeceksiniz ki 'Ben böyle karar verdim, böyle bir listeyle yapacağım' Elbette herkes buna riayet gösterecek ya da bir şekilde buradaki düzen işleyecek ama 'İmamoğlu'nu dinlemiyorum, bu önerisini duymak istemiyorum' demeniz size sorun yaratır. Ne için burada olduğunu bilmeyen onlarca arkadaşımız var. Daha dün hastaneden çıkan insan var… Kimi neyle test ediyorsunuz? Bu olmaz. Adı iftiranamedir. Baskı altında bir sistemle karşı karşıyayız. Buraya geliş amacım kürsüyü işgal etmek değil. Biz nezaketli insanlarız. Ben bu ülkenin birinci partisinin cumhurbaşkanı adayıyım. Ben ilk seçimde iktidar olacak partinin cumhurbaşkanı adayıyım.
Başsavcı görünümlü siyasetçi buna kalktı 'asrın yolsuzluğu' dedi. Bizi dinlemezseniz olmaz, kurban olurum… 'Asrın yolsuzu' dedi bize… Böyle bir asrın arsızlığı olur mu? Mahkeme bir kişinin kendini en çok güvende hissettiği yerdir. Ben askerin, bayrağın kıymetini bilirim. Bizi neden karşı karşıya getiriyorsunuz? Askerimizin burada bu duruma düşürülmesini benim yüreğim kabul etmiyor. Bu sürecin bütüncül olarak Ekrem İmamoğlu adına hem başlangıçta hem sonrasında çoklu söz hakkı olduğunu düşünüyorum. Çünkü burada hem sizin konuyu iyi idrak edebilmeniz adına Ekrem İmamoğlu'nun yorumuna ihtiyaç duyacağınızı düşünüyorum"
Son sözüm şudur. Mübarek ramazan ayındayız. Benim ramazan ayında iftara giderken seçimim iptal edildi hem de bu milletin iradesiyle seçilmiş Cumhurbaşkanı tarafından, bizzat kendi ağzıyla. Aynı şekilde ramazan ayında diplomam iptal edildi. Daha sonra ramazan ayında, daha gün doğmadan sahur sofrasından hemen sonra evim basıldı. Şimdi burada ramazan ayında duruşma yapıyoruz. Ramazan ayında yaşatılana ve yaşanana bakın. Bu yaptığınız liste yanlıştır, uygulama yanlıştır. Çoklu söz alma hakkımı sizin takdirinize sunuyorum"
CHP'li Aykut Erdoğdu'nun savunmasından önce Mahkeme Başkanı, duruşmaların nasıl devam edeceğini açıkladı. Buna göre, her tutuklu sanığın ardından avukatları da savunma yapacak. Gelecek hafta arife gününe kadar (19 Mart) duruşmalar devam edecek. Nisan sonunda bir ara karar verilerek tutukluluk değerlendirmesi yapılacak.
Kaynak: Sondakika
Yorumlar